Yunanyalı Yoldaşlardan Açıklama: Katiller kendi kurbanlarının "yasını tutuyor"

Aşağıdaki açıklama, Atina’daki Skaramanga ve Patision adlı anarşist örgütler  tarafından birkaç saat önce hazırlanmıştır. KATİL, TERÖRİST VE SUÇLU OLANLAR DEVLET VE KAPİTALİSTLERDİR HERKES SOKAKLARA BAŞKALDIRIYORUZ!
Yort Savul
07 May 2010

Aşağıdaki açıklama, Atina’daki Skaramanga ve Patision adlı anarşist örgütler  tarafından birkaç saat önce hazırlanmıştır.

Katiller kendi kurbanlarının “yasını tutuyor”

(Bugün 3kişinin trajik biçimde hayatını kaybetmesi hakkında)

Bugün, 5 Mayıs tarihinde gerçekleştirilen büyük çaplı grev ile ilgili gösteriler, toplumsal bir öfke patlamasına dönüştü. Her yaştan en az 200.000 insan(kamuda ve özel sektörde çalışanlar ve işsizler, yerel halk ve göçmenler) sokakları işgal edip saatler boyunca sürekli dalgalar halinde parlamentoyu kuşatıp ele geçirmeye çalıştılar. Baskı güçleri ellerindeki tüm kuvvetlerle, aşina olduğumuz rollerini – politik ve finansal otoriteleri korumak için geldiler. Çatışmalar şiddetli biçimde saatler boyunca sürdü. Politik sistem, tüm kurumlarıyla düşebileceği an aşağı seviyeye düştü.

Ancak, bütün bunların arasında, muhtemelen hiçbir kelimenin açıklayamayacağı trajik bir olay gerçekleşti: 3 kişi, Stadiou Caddesindeki Marfin bank’ın ateşe verilen şubesinde zehirlenerek hayatını kaybetti.

Devlet ve onun medya şakşakçıları,  açığa çıkan toplumsal öfkeyi sakinleştirmek ve sarsılan otoritelerini yeniden tesis etmek, sokakların yeniden polisler tarafından işgal edilmesini sağlamak, devlet terörü ve kapitalist barbarlık karşısındaki toplumsal direnişi ve itaatsizliği ortadan kaldırmak için,hiçbir şekilde utanmadan, olayın yaşandığı ilk anlardan itibaren ölümlerin sorumlusu olarak, yaşanan gelişmelerden fırsat bilen “katil – maskeli gençliği” göstermeye çalıştı. Bu nedenle, son birkaç saattir polis kuvvetleri  Atina’nın merkezine doğru ilerlemekte. Bu polis kuvvetleri yüzlerce kişiyi gözaltına aldı ve –ellerindeki silahlar ve gaz bombalarıyla – Zaimi sokağındaki “birleşik çok biçimli eylem alanı” adlı anarşist işgal ile Tsamadou sokağında “göçmen yuvasına” saldırı düzenlemeye başladı. Her iki yer de Atina’ya komşu bulunan Exarchei’da bulunmaktadır ve polisin harekatı nedeniyle ciddi zarar görmüş bulunmaktadır. Başbakanlığın, “katillerin” yakalanmasına yönelik harekatlar ile ilgili açıklaması ile birlikte, vahşi polis saldırılarının yarattığı tehdit, kendiliğinden örgütlenen diğer alanları da (işgaller ve yuvalar) tehlike altında bırakmaktadır.

Yöneticiler, devlet görevlileri ve bunların siyasi personeli, Televizyon sözcüleri ve maaşlı kukla yazarlar da bu yönde hareket ederek kendi rejimlerini temize çıkarmaya çalışmakta ve anarşistler ile her türlü patronsuz direniş sesini kriminalize etmeye çalışmaktadır. (resmi senaryo bir yana) bankayı her kim ateşe verdiyse, muhtemelen içinde insanların bulunduğunu bilmektedir ve buna rağmen binayı ateşe vermiştir. Bunu yapanların niyeti, mücadele içerisindeki insanların zihnini bulandırıp kendi ellerini güçlendirmektir; kendi muhafızlarına duraksamadan nişan alma, ateş etme ve öldürme emri verenler, mali borçları nedeniyle geçen hafta içerisinde üçkişinin intihar etmesine yol açanlar, tereddüt etmeden tüm bir toplumu çapulculuğa ve köleliğe mahkum etmektedirler.

Gerçek şudur ki, bugün 3 kişinin trajik biçimde hayatını kaybetmesine yol açan, (işten atma tehdidiyle)  bir işveren olmanın avantajını şantaj olarak kullanan ve çalışanlarının grev gününde şubelerde –üstelik grev gösterilerinin gerçekleşeceği yeri yakınındaki Stadiou Caddesi şubesi gibi yerlerde çalışmalarını isteyen “bay” Vgenopoulos’tur. Bu tür bir şantaj, ancak ücretli köleliğin yarattığı terörü gündelik hayatında yaşayanlar tarafından anlaşılabilir. Vgenopulos’un ölenlerin yakınlarından ve bütün bir toplumdan nasıl bir özür dileyeceğini bekliyoruz – bu ultra-kapitalist, bazı güç odakları tarafından, mevcut politik sistemin beklenen çöküşünün ardından kurulabilecek  “ulusal birlik hükümetinin” gelecekteki başbakanı olarak görülmektedir.

Eşine rastlanmamış bir grev katil olabiliyorsa…

Eşine rastlanmamış bir krizdeki eşine rastlanmamış bir gösteri katil olabiliyorsa…

Yaşayan ve kamuya açık toplumsal alanlar katil olabiliyorsa…

Bir devlet sokağa çıkma yasağı ilan edip katilleri yakalama bahanesiyle göstericilere saldırabiliyorsa…

 Vgenopoulos, çalışanlarını – göstericileri için öncelikli sosyal düşman ve hedef olacak bir bankada alıkoyabiliyorsa…

…bunun Sebebi İktidardır, Bu Seri Katil, topluma sert saldırıların yapılmasına, sermayenin insanlar daha da köleleştirmesine, kanımızı  daha vahşi biçimde emmesine yol açacak olan çözüm önerilerini sorgulayan her başkaldırıyı kıyımdan geçirmiştir.

…çünkü bu başkaladırılar, kendi geleceklerinde politikacıları ve patronları, polisi ve kitle medyasını barındırmamaktadır.

… çünkü, bu başkaldırıların öne sürdükleri “tek” çözüm, kalkınma oranlarından veya işsizlikten değil, dayanışmadan, öz-örgütlenmeden ve insan ilişkilerinden bahsetmektedir.

Yaşamın, insan onurunun katilinin kim olduğu merak ediliyorsa, iktidarın ve sermayenin maya tutuculuarı ve bunların yardakçıları sadece kendilerine bakmalıdırlar. Bugün ve hergün.  

SERBEST SOSYAL ALANLARDAN ELLERNİZİ ÇEKİN

KATİL, TERÖRİST VE SUÇLU OLANLAR DEVLET VE KAPİTALİSTLERDİR

HERKES SOKAKLARA

BAŞKALDIRIYORUZ!

5/5/2010 akşamı düzenlenen açık toplantıdan

 

 

 

 

 

 

ölenlerin isimleri açıklandı; banka çalışanları ölenler anısına bugün greve gidiyor, polis Atina’da eşi görülmemiş saldırılar düzenliyor

Marfin bankın ateşe verilen şubesinde ölen üç banka çalışanının isimleri açıklandı. Ölenler, 35 yaşındaki Paraskeui Zoulia;32 yaşındaki Aggeliki Papathanasopoulou, ve32 yaşındaki Epameinondas Tsakalis.

Bu insanların ölümü nedeniyle büyük bir şaşkınlık ve üzüntü içerisindeyiz ve Atina’dan haberleri ulaştırmanın zorluğunu yaşıyoruz. Ancak açığa çıkan olayların ciddiyeti, haberleri iletmeyi daha da önemli hale getiriyor. Kısaca:

  • Öncelikle, kısa bir tekzip. Hiçbir anarşist, kasıtlı biçimde insanların yaşamını tehlikeye atmaz. Banka şubeleri, yıllardır Atina’daki protestocuların olağan hedefi niteliğindedir. Bu nedenle gösteri günler bankalar kapalı olur. Ülkede, diktatörlük sonrası dönemde düzenlenen en büyük gösterinin güzergahında bulunan bir banka şubesi içerisinde çalışanları kilitli tutmak, ölümcül bir ihmaldir.
  • Aşağıdaki videoda, Marfin Bank’ın sahibi bay Vgenopoulos, çalışanların ölümünün teyit edilmesinden sadece dakikalar sonra şubeye gelmektedir. Toplanan kalabalık kendisine sürekli olarak “katil” diye bağırmaktadır. Videonun yaklaşık 43. Saniyesinde kalabalıktan biri Vgenopoulos’ “kaç tane yatın var?” diye sormakta, Vgenopoulos ise eliyle “üç” diye işaret etmektedir.

  • Bugün, tasarruf önlemlerinin parlamentoda oylanacağı gündür. Sendika onfederasyonlarından GSEE, bugün 18.00 için eylem çağrısında bulunmuştur. Komünist parti’ye yakın duran sendika konfederasyonu PAME, parlementonun gece boyunca blokaj altında tutulması çağrısında bulunmuştur.
  • Dün Exarcheia’da, toplum polisi eşi görülmemiş saldırılar düzenlemiştir; ortalıkta herhangi bir provokasyon olmaksızın sol görüşlü “Göçmenler Yuvası” baskına uğramıştır, toplum polisi ortalığı dağıtmış, kapıları kırmış, insanları dövmüş ve “Bu gece sizi s.keceğiz” şarkısını söylemişlerdir. Baskından fotoğraflar aşağıdadır:

  • Birkaç dakika sonra Zaimi Sokağındaki anarşist ekip de baskına uğramıştır. Tanıkların anlattığına göre polis mermi kullanmış ve binaya el bombaları fırlatmıştır. İçerde bulunan herkes tutuklanmıştır. Toplamda 70 kişi gözaltına alınmış ve 25 kişi için dava açılmıştır. Atina adliyesinin önünde dayanışma eylemi düzenlemek için kalabalık toplanmaya başlamıştır.
  • Bu baskından hemen önce, toplum polisi Exarcheia meydanında, Stournari sokağı ile Tsamadou sokağının kesiştiği köşede bulunan bir cafeye saldırmıştır. Aşağıdaki videoda, polisin içeride insanlar olmasına rağmen cafenin ön yüzüne nasıl saldırıda bulunduğu görülmektedir. Videonun son birkaç saniyesinde polisler arasında şu diyalog geçmektedir:

 [toplum polisi] O kaydı şimdi sil, hemen şimdi. Neden filme alıyorsun? Kim sana izin verdi?
[kameraman] Neden?
[Toplum polisi] Çünkü ben öyle istiyorum